Search results for ağda yapan kadınlar
377,
06:43,
2007-07-18 09:15:45 Description: mircan kaya fincanın etrafı
MIRCAN
Batum göçmeni Megrel bir ailenin kızı olarak Karadeniz'in bir dağ köyünde başlayan yaşamı aslında onun yanık (More) mircan kaya fincanın etrafı
MIRCAN
Batum göçmeni Megrel bir ailenin kızı olarak Karadeniz'in bir dağ köyünde başlayan yaşamı aslında onun yanık müziğinin asıl kaynağıdır. İlk çocukluk yılları egzotik bir coğrafyada geçmiş, müzikle ilişkisi doğanın sesleri ile kuşatılmış olduğu bu yıllarda başlamıştır. Dinleme aşaması diye tanımladığı bu dönemde dilsiz denebilecek kadar sessiz kalmayı tercih edip her türlü sese ( insan sesi, nehir ve derelerin sesi, rüzgarın, yaprak hışırtılarının sesi , ateş böceklerinin, ağustos böceklerinin, ineklerin sesi, atların, odun ateşinin sesi, sallanan bir beşiğin, ağlayan bir bebeğin sesi, toprak küpte tereyağı ve ayran çıkarmak için ritmik olarak dövülen sütten çıkan ses, derin karanlığın ve sessizliğin sesi, duaların, ezan ve sala sesi, ağlayan, ağıt yakan kadınların sesi, uzak dağlarda türkü söyleyerek iş yapan megrel kadınların sesi......) yoğun dikkatle kulak verdiği yıllardır.
Şarkı söylemeye bebek denebilecek kadar küçükken başlamış ancak çocuk şarkıları değil yetişkinler için yapılan müziği seslendirmeyi tercih etmiştir. İlkokul yıllarında, ailece davetli olarak gittikleri düğünlerde sahneye çıkıp, orkestra ile şarkı söylemek olağan bir etkinliğe dönüşmüştür onun için. Yaşının çok küçük olması nedeniyle Türk Sanat Müziği parçalarını yetişkin edasıyla söylemesi dinleyenleri şaşkınlıkla gülümsetir.
Yollara, keşiflere, öğrenmeye olan tutkusu ilk çocukluk yıllarından beri yaşamına yön vermiştir.
Üstün yetenekli olarak tanımlandığı tüm okul yaşamı boyunca bilim, sanat, spor ve yaşama dair ne varsa ayrım yapmaksızın yaşamına katmaya adamıştır kendini.
Yaşadıkları mahallede bulunan ve her gün önünden geçtiği müzik mağazasının vitrininde görüp de göz koyduğu ilk gitarını edinip sonra da müzik öğretmeni olan mağaza sahibine gidip ders almak istediğini söylediğinde on iki yaşındadır ve ilk tıngırdattığı ezgi: Uzun İnce Bir Yoldayım.
Bu arada küçümsenemeyecek bir şarkı repertuarı oluşmuş ve hemen her ders sonunda öğretmenlerinin isteği ile şarkı söylemektedir. Ortaokulu birincilikle bitirip Nişantaşı Kız Lisesi'ne başladığında ucuz gitarı ve çalıp söyledikleri yetersiz gelmeye başlamıştır. Her gün yürüdüğü yolun üzerinde bulunan ve hemen her gün uğradığı müzik mağazasının kapısında asılı ilanı gördüğünde on altı yaşındadır. Musevi gitar öğretmeninin telefonunu kaydedip ders almak istediğini söyler. Biriktirdiği harçlıklarını gitar derslerine ayırır. Gitar öğretmeni elinden tutup yeni bir gitar almak üzere onu Tünel'e götürdüğünde on yedi yaşındadır. Bu yeni siyah caz gitarını alabilmek, okul birincisi olduğu için babası tarafından kendisine armağan edilen altın madalyaya mal olacaktır. Kısa bir süre önce kaybettiği babasının ruhundan af dileyerek madalyayı iyi bir amaç için kullandığını söyleyerek gitarı alır.
Yeni gitarı ve öğretmeni ile şarkıları renklenir. İlk bestesini yaptığında on yedi yaşındadır. İngilizce yazıştığı yirmiye yakın mektup arkadaşının etkisi ile olsa gerek: "I love you very much, I know impossible to touch....." ve "Köyüm ılgıt ılgıt menekşe kokar şimdi, ah yüreğim yanıyor..."
Üniversiteye girdiği yıl bir karar vermiştir: Bu okuldan mühendis olarak mezun olduğumda okunması gereken tüm sanat eserlerini okumuş olacağım, çok iyi gitar çalıp söyleyeceğim, İngilizce'mi Arapça'mı ileri seviyeye çıkaracağım, yürümem gereken tüm yolları yürüyecek, dans edeceğim. Üniversite yılları bu etkinliklerle dolu hummalı yıllardır. Dersler, Klasik Türk Müziği Korosu, folklor, estetik jimnastik, İngiliz Kültür Derneği kütüphanesi, Üniversite kütüphanesi, Libya Konsolosluğu, senfonik rock grubu...uykusuz ama müzik dolu geceler........İlk gerçek yolculuğunu bu yıllarda yapar. Burs kazanarak gittiği Ürdün, orada geçirdiği zaman, Petra, gizemli çöl atmosferi, ölü deniz ve petra yollarında söylenen doğaçtan mırıldanmalar, bundan sonraki yolları hazırlayacaktır. Öğrencilerin uğurlanacağı günün öncesi yapılan gecede Ürdün Üniversitesi rektörü tarafından sahneye çağrılacak ve alnından eksik etmediği bantı ile, bir yerlerden bulup getirilen elektro gitar ile parmakları titreyerek "yesterday"ı söyleyecektir.
Arkadaşları ile kurduğu senfonik rock grubu ile beste çalışmaları yaparlar. Onlarca kasede doğaçtan yapılmış şarkılar kaydedilir. İngiliz Edebiyatı okuyan grubun piyanisti, İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyan davulcusu, ressam ve mühendis gitaristi ile Adgar Allan Poe , Gülten Akın Metin Eloğlu gibi şairlerin şiirlerini bestelerler. Bu dönemde Ergüder Yoldaş ile de bir süre çalışır. Gitar çalıp şarkı söylerken onu dinledikten sonra, Ergüder Yoldaş hemen bir menajer tutup onu tiyatro ve müzik camiasına tanıtma girişimlerinde bulunacak ancak o kendi yoluna gitmek üzere bu camiayı terkedecektir.
Grup çalışmaları gitar ile olan ilişkisini ciddi anlamda sekteye uğratacak ve gitarı, tek başına şarkı söylediği zaman ona ritm eşliği yapacak bir eşlikçiye dönüşecektir. Altı yıl kadar süren grup çalışmaları bir ürün ortaya çıkaramadan sona erer.
Boğaziçi Üniversitesi'nde master yapmaya karar verdiğinde iki çocuk annesidir. Bu arada
önce hem musluklarımızdan akan içme suyuna ait şebekenin matematik modelleme projesinin kilit mühendisi olarak, hem de daha sonra ileri mühendislik teknolojileri üzerine Fransızlarla çalışır. Fransa'da Chevire köprüsün' de eğitim görür. Onlarca binanın projesini bitirir. Azerbaycan Samur Apşeron Sulama Projesi'ni Proje Müdürü olarak tamamlar. Uluslar arası konferanslarda sunumlar yapar ve ileri mühendislik teknolojileri ile ilgili pek çok konferans düzenler. Hayatının hiçbir döneminde bilimi sanattan ayırmak gereği duymaz, yaratıcılığın yalnızca sanata mahsus bir kavram olmadığı bilinciyle çalışır.
Son üç yıldır geleneksel müzikle ilgili çalışmalar yapıyor. Annelik deneyimini yansıttığı "BİZİM NİNNİLER" den sonra yayınlanan yeni albümü "KÜL" geleneksel ezgilerden oluşuyor. Acı ve hüzünle açılan ancak barış, sevgi ve huzurla biten bir müzikal yolculuk. Neşet Ertaş türkülerinin yanısıra, Anadolu'nun farklı yörelerinden anonim türküler ile yalnızca insan sesiyle yorumlanmış bir Gürcü parça var. Albüm, yaralı bir toplum olan Boşnak halkına ait bir barış türküsü ile bitiyor: "Dunjaluje Golem Ti Si, yani "Bütün Dünya ve İnsanları, Siz Muhteşemsiniz". KALAN MÜZİK' ten çıkan albümde Muammer Ketençoğlu, Derya Türkan, Emin İgüs, Birol Topaloğlu gibi geleneksel müzik ustalarının emeği var. Albüm çalışması sürerken üç boyutlu yapı analizleri yapmak üzere Cezayir'e gitmiş. Gündüz analiz yapmış, gecenin ilerleyen saatlerinde ise internet üzerinden Cezayir geleneksel müziğini araştırmış. Bugün, dünyanın en büyük firmalarından birinin Türkiye Temsilcisi olarak deprem teknolojileri üzerine çalışıyor. Deprem teknolojilerinin dışında, İtalyan meslektaşları ile en çok konuştuğu konu İtalyan geleneksel müziği. Padova Üniversitesi konferans salonunda sunum yaptıktan sonra, Padova sokaklarında sokak müzisyenleri ile muhabbet etmek hatta bazen eşlik etmek....ve hayatı böyle yaşayabilmek absürd değildir onun için. Çalışma masasının bir yarısı mühendislik kitapları, diğer yarısı ise müzik, edebiyat ve felsefe kitaplarıyla dolu. Adorno, Sontag, Canetti, Sartre, Mahmud Derviş, Nietche, Edward Said......
Formel bir müzik eğitimi almamış olmak ve dayatılmış nosyonlardan yoksun kalmak onun için bir avantajdır. Özgür doğaçlama yapmaya tutkun biri olarak bugüne kadar müzikal anlamda benimsemiş olduğu tavırla kendi müziğini yaratabilmek en büyük arzusu.
KÜL albümündeki tüm geri vokaller doğaçtan yapılmıştır. Tüm kayıtlar bittikten sonra geri vokaller, planlanmadan, dikte edilmeden, kendiliğinden ortaya çıkmış ve kaydedilmiştir. Müzisyenlere partisyonlar dikte edilmemiştir.
Bundan sonraki düşü, müzisyenlere hiçbir şeyin dikte edilmediği, her müzisyenin hissettiği gibi katıldığı, önceden aranje edilmemiş gerçek kollektif bir çalışmayı ortaya çıkarabilmektir.
Müzikal çeşitliliği, alt Megrel kimlikten evrensel kimliğe yönelimli yaşam yolculuğundan beslenir. Yok olmaya yüz tutan alt kimliği müzikle evrensel olana taşıyabilmek, sahip olmaktan sonsuz haz duyduğu ve müzisyene bahşedilmiş olduğunu düşündüğü bir ayrıcalıktır.
------------------
MIRCAN
Born in a mountain village in the Black Sea Region of Turkey, as the daughter of a Megrellian family who had migrated from Georgia , Mircan's life is the main source of her passionate music. Her early childhood years were passed in an exotic geography and her relationship with music started in those years when, captured by the sounds of nature around, she underwent a period of intense listening and was thought to be dumb. Ever since, Mircan has preferred silence, in order to conjure up the sounds of nature -- of human voices, rivers and streams, the winds, leaves, fireflies, cicadas, cows, horses, wood fire, a rocking cradle, a crying baby, the sound rising from the milk beaten rhythmically in the earthenware pots to make butter and ayran, the sound of the deep darkness and silence, praise and prayers, the sound of ezan and psalms, of crying women singing psalms, the sound from the far mountains of the Megrellian women improvising ethnic vocals....
Mircan started singing very early, in infancy, preferring to sing adult songs, rather than those for babies and children. Singing with orchestras in wedding ceremonies gradually became an ordinary activity for her. At an early age, her singing of classical Turkish Music would produce smiles of surprise in her listeners. At twelve, Mircan went to the local music shop and bought the guitar she had chosen. She asked the owner of the shop, who was a music teacher, for guitar lessons. The first melody she tried to play was ASIK VEYSEL's "Uzun ince Bir yoldayim -- I am on a road long and narrow."
By the time she was studying at Istanbul Nisantasi Girl's High School, she felt the need for songs that demanded more of her. At 16, having seen and ad on the door of the big music shop she used to walk past everyday, she took down the number of a Jewish guitar teacher, called him and said she would like to have lessons . Not long afterward, the teacher took her to Tunel to buy a new guitar. To buy that brand new black jazz guitar, she had to sell the golden medal her father had given her for being the most successful student at school. For the price of the guitar she had to ask forgiveness from the soul of her father.
Mircan's songs became more colorful with her new guitar. At seventeen, she sang the first of her own songs. Probably because of her longstanding pen-friends, that first song was in English: "I love you very much, I know impossible to touch" and "My village smells gently violates, oh my heart is burning..."
When she started at university, she made the decision to graduate having read all the essential art and literature, learnt to play the guitar very well, reached an advance level of English and Arabic, walked all the roads in mind, and danced. So she worked hard in Classical Turkish Music Chorus, traditional folk dance, aesthetic gymnastics, library of British Cultural Center , university library, Consulate of Libya, a symphonic rock group....sleepless nights full of music....
She made her first real journey during these years -- to Jordan , where she went with a scholarship given by the university. There, she found Petra , the mysterious desert atmosphere, the DeadSea. Her improvised murmurs along the path to Petra were to pave future roads. The night before her departure, she was invited onto the stage by the President of the University of Jordan , where she sang "Yesterday", with her trembling fingers on a guitar produced from somewhere, wearing the Indian head band she was unable to give up in those years.
She and her friends formed a rock band and wrote several songs, which they improvised to produce dozens of cassettes. The pianist had been educated in English Literature, and the drummer, in English Language and Literature, while the guitar player, who was a mechanical engineer and a painter, had also written songs using the poems of Edgar Allan Poe, Gulten Akin, Metin Eloglu and others. During this period, Mircan also studied with Erguder Yoldas who, on first hearing her playing guitar and singing, decided he would be her manager. He tried to introduce her to the theater and music communities, but this group environment was a distraction, and interrupted the development of instrumental virtuosity -- turning the act of playing guitar into an accompaniment while singing. Although it lasted more than six years, the group crashed without any product.
Mircan was the mother of two children when she decided to do a masters degree in Earthquake Engineering, at the Bogazici University . In the meantime, she was the key engineer of a French company which built the computer-based mathematical model of Istanbul 's drinking water network. Then she was given three years of work and training with another French Company on advanced civil engineering technologies, during which she had a training session on Chevire Bridge in France . She has given papers at international conferences, and organized seminars on the technologies she works with.
A passion for journeys, discovery and learning has been at the centre of Mircan's life from her early childhood. Academically gifted, she has always seen the life of mind and body in unity. Mircan makes no distinction between art and science, and she is fully dedicated in her work, believing that creativity is not only for the arts.
In the last three years, she has performed ethnic & traditional music. BIZIM NINNILER, an album of traditional lullabies, reflects her experience of motherhood. Her 2005 album KÜL brings a unique and beautiful sound to traditional songs in a musical journey through love, loss and pain, to peace and joy. Along with the songs by Neset Ertas, the album has songs from different regions of Anatolia , and a song performed with only human voices. The album ends with a peace song "Dunjaluje golem tý si" which means "The world and it's people, you are great", from Bosnia , a wounded nation. Released by KALAN MUSIC, KÜL was produced with the contribution of such masters of traditional music as Muammer Ketençoglu, Derya Türkan, Emin Ýgüs, Birol Topaloðlu.
While recording the album, Mircan went to Algeria to make a three dimensional structural analysis for a treatment plant project where she worked as an engineer during the day, and a musician in the night. She currently works as the exclusive representative of a company which is a world-leader on seismic technologies. She travels frequently to Italy , where she often finds herself chatting with her Italian colleagues about Italian traditional music. She might be found accompanying the street musicians after presenting an engineering paper in the conference hall in Padova University . Her office desk is shared by publications on engineering and literature/philosophy/arts: Adorno, Sontag, Canetti, Sartre, Mahmud Dervish, Edward Said....
Mircan has turned her lack of formal musical education, and of any limiting precepts or proscriptions, to advantage. As a person with a passion for free improvisation, her desire is to create her own music with her own musical philosophy. All the back vocals in KÜL are improvised, added after all the recordings were done, without any planning or notation. Her next dream is to create a musical work produced collectively by the instinctive participation of all the musicians involved without any dictation. Her musical originality springs from her unique life journey from the particular Megrellian sub-identity, outward into general citizenship of the world. Mircan is intensely proud and grateful to have a gift by which she can lift the sub-identity to prominence through music.
-www.mircan.net- (Less)
Channel: youtube Rate it: Rate:
154,
05:56,
2008-04-21 21:46:55 Description: Gorgeous Princess of Turkish Cinema And in the near future.. She will the best star in the world!! Be patient!! All the people of the world will be acquainted with Demet EVGAR!! # # # - - - - - (More) Gorgeous Princess of Turkish Cinema And in the near future.. She will the best star in the world!! Be patient!! All the people of the world will be acquainted with Demet EVGAR!! # # # - - - - - Born in Manisa in 1980 Graduated from Istanbul University State Conservatory Drama Department, Demet Evgar began her theatrical career playing in Ray Cooney's It Runs in the Family; at the age of 17 in Afsem, an amateur theatre in Manisa. While studying in Conservatory, she established Theatre Kılçık with her friends, where she also began a writing career. As of today, she plays with The Kent Players (Kent Oyuncuları), where she received various awards for her performances; For her performance as Judith in The Night Season she received; *Afife Jale Best Actress in a Supporting Role Award *Best Actress in a Supporting Role from VI. Lions *Best Actress from GSÜ in 2006 For her performance as Kitty & Seryoşa in Anna Karannina, she received; *12th Sadri Alışık Best Actress in a Supporting Role. - - - - - Nació en Manisa en 1980. Graduada en el Departamento de Drama del Conservatorio de la Universidad de Estambul. Demet Evgar comenzó su estudios teatrales actuando en la obra de Ray Cooney; "It Runs in the Family". Durante sus estudios en el conservatorio, junto con compañeros de estudios creó el grupo de teatro "Kilcik" donde comenzó sus estudios como escritora. Actualmente se encuentra dentro de la compañía de actores de Kent Oyunculari. Ha recivido diferentes premios: Por su interpretación como Judith en The Night Season: *En el Afife Jale; mejor actriz secundaria, *En el eVI. Lions; mejor actriz secundaria, *En el GSÜ; mejor actriz, Por su interpretación como Kitty & Seryosa en Anna Karannina: *En los 12th Sadri Alýþýk; mejor actriz - - - - - 1980 Manisa dogumlu. Istanbul Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunu.. Oyunculuga ilk defa 17 yasinda Manisa'da amator bir topluluk olan Afsem Tiyatrosunda Roy Cooney'in "Kac Baba Kac" adlı oyunuyla basladı. Konservatuar yillarinda kurduklari Tiyatro Kilcik'ta hem yazarlik hem oyunculuk yapan Demet Evgar su anda Kenter Tiyatrosu oyuncusu.. Gece Mevsimi'ndeki rolüyle; *"Afife Jale" En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu, *VI. Lions tiyatro ödülleri Yardimci Kadin Oyuncu, *GSÜ 2006 En Iyi Kadin Oyuncu, Anna Karenina'da ki rolüyle; *12.Sadri ALISIK Odulleri Yardimci Rolde En Basarili Kadin Oyuncu ödüllerini aldi. (Less)
Channel: youtubeTags: ağlamaz banyo beyzanın cinema demet desert erkekler evgar kadınları rose sinema star sting turkish türk
Rate it: Rate:
68,
05:56,
2007-10-03 06:29:40 Description: Gorgeous Princess of Turkish Cinema
And in the near future..
She will the best star in the world!!
Be patient!!
All the people of the world will be acquainted with Demet EVGAR!!
# # #
- - (More) Gorgeous Princess of Turkish Cinema
And in the near future..
She will the best star in the world!!
Be patient!!
All the people of the world will be acquainted with Demet EVGAR!!
# # #
- - - - -
Born in Manisa in 1980
Graduated from Istanbul University State Conservatory Drama Department, Demet Evgar began her theatrical career playing in Ray Cooney's It Runs in the Family; at the age of 17 in Afsem, an amateur theatre in Manisa.
While studying in Conservatory, she established Theatre Kılçık with her friends, where she also began a writing career.
As of today, she plays with The Kent Players (Kent Oyuncuları), where she received various awards for her performances;
For her performance as Judith in The Night Season she received;
*Afife Jale Best Actress in a Supporting Role Award
*Best Actress in a Supporting Role from VI. Lions
*Best Actress from GSÜ in 2006
For her performance as Kitty & Seryoşa in Anna Karannina, she received;
*12th Sadri Alışık Best Actress in a Supporting Role.
- - - - -
Nació en Manisa en 1980.
Graduada en el Departamento de Drama del Conservatorio de la Universidad de Estambul.
Demet Evgar comenzó su estudios teatrales actuando en la obra de Ray Cooney; "It Runs in the Family". Durante sus estudios en el conservatorio, junto con compañeros de estudios creó el grupo de teatro "Kilcik" donde comenzó sus estudios como escritora. Actualmente se encuentra dentro de la compañía de actores de Kent Oyunculari. Ha recivido diferentes premios:
Por su interpretación como Judith en The Night Season:
*En el Afife Jale; mejor actriz secundaria,
*En el eVI. Lions; mejor actriz secundaria,
*En el GSÜ; mejor actriz,
Por su interpretación como Kitty & Seryosa en Anna Karannina:
*En los 12th Sadri Alýþýk; mejor actriz
- - - - -
1980 Manisa dogumlu.
Istanbul Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunu..
Oyunculuga ilk defa 17 yasinda Manisa'da amator bir topluluk olan Afsem Tiyatrosunda Roy Cooney'in "Kac Baba Kac" adlı oyunuyla basladı. Konservatuar yillarinda kurduklari Tiyatro Kilcik'ta hem yazarlik hem oyunculuk yapan Demet Evgar su anda Kenter Tiyatrosu oyuncusu..
Gece Mevsimi'ndeki rolüyle;
*"Afife Jale" En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu,
*VI. Lions tiyatro ödülleri Yardimci Kadin Oyuncu,
*GSÜ 2006 En Iyi Kadin Oyuncu,
Anna Karenina'da ki rolüyle;
*12.Sadri ALISIK Odulleri Yardimci Rolde En Basarili Kadin Oyuncu ödüllerini aldi. (Less)
Channel: youtubeTags: ağlamaz banyo beyzanın cinema demet desert erkekler evgar kadınları rose sinema star sting turkish türk
Rate it: Rate:
423,
07:40,
2008-04-23 12:56:14 Description: BÖYLESİ NE GÖRÜLDÜ NE DUYULDU !
İskender Büyük karıştıracak ! - İZLE
Dünya Radyo'da yayınlanan "Perişan FM" programında çok (More) BÖYLESİ NE GÖRÜLDÜ NE DUYULDU !
İskender Büyük karıştıracak ! - İZLE
Dünya Radyo'da yayınlanan "Perişan FM" programında çok ilginç bir ses kaydı yayınladı.
"Kurtlar Havası Pisi"nin 16. bölümünde ülkeyi karıştırmaya yönelik hain planlarını '1 numaralı adamı' Nevzat'a anlatan İskender Büyük'ün bu sözleri çok konuşulacak!!! "Güldürerek -derin- düşündüren" İskender, kafasındaki planları deşifre etti, ortaya ise seyrine doyumsuz bir program çıktı. Sizleri oldukça şaşırtacağına inandığımız "Kurtlar Havası Pisi" ile başbaşa bırakıyoruz...1. BÖLÜM - 'Kapatma gerekçesi' güldürüyor
2. BÖLÜM - PAK Parti'yi 'komik' kapatma nedenleri
3. BÖLÜM - Aysun Kayacı'yı perişan edecek destek
'İrticayı hortlatarak' başlayalım diyen İskender Büyük, Nevzat'a siyah çarşaf giyip Taksim'de dolaşmasını, Hakan'a da Beyoğlu'na çıkıp mini etekli bir kızın bacaklarına 'ketçap' atmasını söylüyor.
TELEVİZYONLARDAKİ "DİNİ BÜTÜN"(!) ADAM
Büyük planlar yapan İskender, ilginç bir isimden de bahseder. Televizyonların canlı yayınlarında çıkacak otorite (!) için söylediği "doğru söylemesi önemli değil, bizim istediklerimizi söyleyip kafaları karıştırması yeter" sözleri ilginçti...
SESLERİYLE HAYRAN BIRAKTILAR
Dinleyenleri etkileyen programdaki karakterleri kimler konuştu derseniz...
Büyük İskender: Mustafa Sarıtaş
Nevzat: Ömer Pekin
Hakan: Ahmet Bozkuş
Sahte din adamı: Ahmet Bozkuş
Bu program kaçmaz!
Büyük beğeni ile dinlenen "Perişan FM" programı Dünya Radyo'da her gün 07:00, 10:00, 15:00, 20:00 ve 00:00'da yayınlanıyor.
ÖMER PEKİN KİMDİR?
Ben Ömer Pekin, 1969 Gümüşhane doğumluyum, 3 yıl Trabzon kalımlı, 14 yıl Yalova oturumlu, 9 yıldır da Ankara yaşamlıyım. 18. yani son tercihim olan Hacettepe İstatistik Bölümü'nü bitirdim. (Annem hala; ""Oğlum iki puanla tıbbı kaçırdı " diye komşulara hava atıyor ).
Lisedeyken futbolcu olmak isteyen ben, bu amaçla yeteneğime güvenip Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Bölümü sınavlarına girdim. Fakat o yıl liseler arası resim yarışmasında İstanbul birincisi olmama rağmen Mimar Sinan'a giremedim. O hızla girdiğim ÖSS'de Hacettepe İstatistik Bölümü'nü kazandım ve aldığım başarılı (!) eğitim sonucu radyocu oldum. Özel radyolar açıldı ve 1993 yılında Dünya Radyo'da çalışmaya başladım. On iki yıldır Perişan FM isimli komedi programını yazıyor, yönetiyor, seslendiriyor ve teknik montajını yapıyorum. İstenildiğinde de yayın masasında yayın yapabiliyor ve santralde durup telefonlara bakabiliyorum. Evli bir çocuk babası ve bir kadın kocasıyım.
Kurtlar Vadisi Pusu 34.Bölüm 8.Kısım - 17 Nisan 2008 by DiziTube 17.04.2008
30 31 32 33 34 35 36 fragman bolum part parca kisim bozkurt örgüt mafya kv memati baş yalçın bulut (more)
kurtlar vadisi terör pusu memati polat alemdar ırak erhan abdülhey bölüm turkey turkish valley of the wolves türk us Koca Kafalar, kurtlar sofrasında !kurtlar vadisi polat alemdar klip irak terör pusu necati şaşmaz memati mafya çakır dizisi POLAT CAKIRI HAİNCE ÖLDÜREN HALİTTEN VE MAFYA BABALARINDAN İNTİKAMINI COK FECİ ALIR MUTLAKA İZLEYİN !!!
kurtlar vadisi cakırın olumu polatın intikamı silah dizi korku aci huzun ve baskın acı hayat sagir oda teror (Less)
Channel: youtubeTags: büyük dünya FM gülme Havasi Iskender komik Kurtlar memati pekin Perisan perişanfm Pisi polat Pusu radyo Vadisi ömer
Rate it: Rate:
118,
01:25,
2008-08-02 10:38:36 Description: Osman Yağmurdereli Vefat Etti... (AK Parti'ye Katilirken Yaptigi konusma)
Osman Yağmurdereli vefat etti
Osman Yağmurdereli vefat etti
02 Ağustos 2008 03:01
AK Parti İstanbul (More) Osman Yağmurdereli Vefat Etti... (AK Parti'ye Katilirken Yaptigi konusma)
Osman Yağmurdereli vefat etti
Osman Yağmurdereli vefat etti
02 Ağustos 2008 03:01
AK Parti İstanbul Milletvekili, ünlü yapımcı ve sanatçı Osman Yağmurdereli tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
İLİŞKİLİ HABERLER
* Yağmurdereli yarın toprağa veriliyor
* Yağmurdereli'nin cenazesi morgdan alındı
* Fotoğraflarla Osman Yağmurdereli
* Yağmurdereli'nin yarım kalan işi
* TBMM'de sandalye dağılımı ne oldu
* Doktoru ölümünü böyle açıkladı
* Osman Yağmurdereli vefat etti
AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Yağmurdereli, bir süredir tedavi gördüğü Kadıköy Acıbadem Hastanesinde vefat etti.
İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Keramettin Şar ve Yoğun Bakım uzmanı Erkan Kaya, hastane önünde bekleyen gazetecilere yaptıkları açıklamada, metastatik bağırsak kanseri olan ve 11 Temmuzdan beri safra yollarında enfeksiyon nedeniyle hastanede tedavi gören Yağmurdereli'nin, dün sabah 05.30 sıralarında solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma alındığını belirtti.
''Çoklu organ yetmezliğine giren ve yapay solunum desteği gören hastamızda 02.00 sıralarında kalp durması gelişti'' diyen Dr. Şar, yapılan tüm müdahalelere rağmen 02.25'te Yağmurdereli'yi kaybettiklerini kaydetti.
Şar, genel durumunda bir iyileşme gördükleri için kendilerinin izni ve Yağmurdereli'nin kendi isteğiyle çarşamba günü evine gittiğini, ancak durumu kötüleşince tekrar hastaneye döndüğünü anlattı.
Osman Yağmurdereli'nin vefatının duyulması üzerine, ailesi, yakınları ve sanatçı dostları hastaneye geldi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı da hastaneye gelerek, Yağmurdereli'nin yakınlarına baş sağlığı diledi.
Bakan Yazıcı, kısa bir süre hastanede kaldıktan sonra çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Hayat dolu bir arkadaşımızdı, sanat dünyası ve yeni atıldığı siyaset dünyasının acı bir kaybıdır. Allah gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağolsun, Türkiye'nin başı sağolsun'' diye konuştu.
-YAĞMURDERELİ KİMDİR
Osman Yağmurdereli, 6 Şubat 1953'te Trabzon'da doğdu.
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik bölümü mezunu olan Yağmurdereli, bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra yorumcu sanatçı olarak sanat çalışmalarına başladı.
Televizyon yapımcılığı da yapan sanatçı bir çok diziye de imza attı. (Less)
Channel: youtubeTags: (AK ajans ak birler birri bizim dizi dizici Etti... film hikayesi istanbul iz Katilirken konusma)bir mahalle milletvekili Osman parti Parti'ye pesinde programi sanat siname siyaset trabzon trt tv Vefat Yaptigi Yağmurdereli yilan
Rate it: Rate:
Recent searches
avatar french 2s ago blond woman 1s ago brazilian ass 3s ago cara melakukan seks 2s ago double penetration... 1s ago extreme xxx 2s ago filipina 4s ago flex type 5s ago heather peter 3s ago hentai hub 5s ago incest mom son 1s ago inzest 3s ago jethro tull bursting out 4s ago mallu movie mujra porn sex... 5s ago man cums in mouth 4s ago nena cogiendo 5s ago preteen sexy 3s ago pthc_10 2s ago sania mirza 2s ago sara beattie 4s ago sex with peaches 4s ago sexe vieille mamie 4s ago sexy hingis 1s ago torbe 1s ago www.babesvdo.com 4s ago
Recently watched videos
What is viral today ?
Quicklist (0)
No videos on quicklist
This list is temporary even if You are logged in. You can save it to permanent list.
My video lists
You must be logged to see all your lists. Please log in here.
Bookmark us

Please, link us:






























